Turkish Journal of Geriatrics 2014 , Cilt 17, Sayı 3
GERİATRİK KADIN POPÜLASYONUNDA İNKONTİNANS SORUNUNUN YÖNETİMİ: DAVRANIŞSAL TEDAVİ
Semiha AYDIN, Nezihe KIZILKAYA BEJÄ°
İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi İSTANBUL Yaşlanma süreci ile birlikte yaşlılıkta, östrojen eksikliğine bağlı kadınlarda alt üriner sistem kas atrofileri, yağ dokusu ile kas dokusunun yer değiştirmesi, pelvik taban kaslarının güçlü kasılmalarının azalması gibi fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler istemsiz idrar kayıplarına yani üriner inkontinansa neden olabilir. Üriner inkontinans doğrudan kişinin yaşamını tehdit eden bir olay olmasa da yaşlı kadınların %37-57'sinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Üriner inkontinansın tedavisinde cerrahi yöntemler ve cerrahi yöntemlerin dışında kalan konservatif tedavi yöntemleri kullanılmaktadır. Konservatif yöntemler cerrahi yöntemlere göre mortalitenin eşlik etmemesi, basit olması, kolay uygulanabilmesi, en az girişimsel olması, daha güvenilir olması, yan etkilerinin olmaması, hasta uyumunun yüksek olması nedeniyle üriner inkontinansın tedavisinde yaygın olarak tercih edilmektedir. Konservatif tedavinin bir bileşeni olan davranışsal tedavi yöntemleri üriner inkontinanslı geriatrik kadın popülasyonunda tedavide ilk seçenek olarak kullanılmaktadır. Davranışsal tedavi yöntemleri arasında pelvik taban kas egzersizleri, mesane eğitimi, işeme programı oluşturma, sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının geliştirilmesi yer almaktadır. Davranışsal tedavi yöntemleri bireyin aktif katılımını, sağlık profesyonellerinin zaman ve çabasını gerektirmektedir. Davranışsal tedavi yöntemlerinde yaşlıların çoğunluğu üriner inkontinans semptomlarında azalma ve yaşam kalitelerinde iyileşme deneyimlerler. Bu derlemede üriner inkontinanslı geriatrik kadın popülasyonunda tedavi için ilk seçenek olan davranışsal tedavi yöntemleri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler : Üriner İnkontinans; Yaşlı; Kadın; Davranışsal Tedavi